15 Kasım 2023 Çarşamba

NİOBE

 



 

Çözül niobe hüznün seni kaskatı yaptığıyla kaldı

Benden düşenler ise soğuk katılığından aktı aktı aktı

Çözül niobe atlas dağının bir ucundayım sen kaskatı burası yemyeşil

Ben ise kıl çekermişçesine sıyrılışlarımı teğet geçmekteyim

Hem de alamıyorum bir damla nefes..

Tanrının gücüne de meydan okumadım ki

Çok kavga ettim o ayrı

İşim olmaz bu da ayrı

Neden bu kayaları ben de taşırken tekrar yuvarlanıyorum ve de tekrar taşıyorum ve de tekrar yuvarlanıyorum

kayalıklardaki adam(T) seni çok iyi anlıyorum ama seninle yarışmıyorum

evet ben de kanatlandım ama güneşe yaklaşmak istemedim kibirim beni ele geçirmedi ki

öyle umarsız yükselişlerim de olmadı alçakları da istemedim şimdi bu kanatlara neden noldu?

Gövdemin taşıdığı yerdeyim

sağdan ve soldan sıcak ve çok sıcak yüzümü ısıtıyor da içimi biraz bile değil

soğuk ve de daha soğuk

çözül niobe kaskatılığınla kaldın hüznün seni buz yaptı

çözül niobe belki de ihtiyacın olan öfkedir

kibirli tanrılar sözüm ona yarattıklarını kibirle suçladılar ve herkesi taş yaptılar

bizi neden yaptılar?

Ve de neyden?

Çözül niobe sorularımız ve de sorunlarımız var.

Sessiz sessiz katılaşmayı ve yüzünün soğukluğundan akmayı bırak

Ne iki kere iki dört ne de zarlar elinde

Bu gelişigüzel denk gelişlerde çizgilere basmadan yürümeye de çalışmadın ki

Zaten bilirdin düşecektin kaldırımdan

Sen hep çizgilere basmayı seçtin

Şimdilerde kulaklarının duyduğu sesini daha önce hiç duymadın

İçinin böyle yarıldı da sen hiç böyle düşmedin

Hiç bu kadar da bir tek sen varmışçasına da hissetmedin

Sen hiçbir zaman atlas dağının bir ucuna gitmedin

Yemyeşil bir yerde bir damla nefessiz kalmadın

Sesini de hiç böyle duymadın

Yüzünden de hiç bu kadar ısınmadın

Çözül niobe donduk çok kötü olduk neyin kaskatılığıdır bu çözül

Evet yemyeşil neden nasıl yok bir damla nefes yemyeşil niobe

 

 











 Erkek çocukları Apollon, kız çocukları ise Artemis tarafından öldürülmüş, cesetleri Olympos tanrılarınca yakılırken Niobe ise acısından taşa dönüşmüş, söylenceye göre bu taş bugünkü İzmir-Manisa arasında bulunan Sipylus dağı (Σίπυλος) eteklerinde bir kayadır (Homer İlyada xxiv. 603-617; Apollod. iii. 5. 6; Ov. Met. vi. 155) Gözlerinden yaş aktığına inanılan bu kaya günümüzde ‘Yaslı kaya’ olarak bilinmektedir.


SAMSARA




Samsara

Yani dünya..

Bir çeşit döngü

Yeniden doğum yani ölüm

Zıt kavramlar o kadar da zıt değiller arkadaşlar yanılıyorsunuz.

İnsan ve zaman

Renkler ve felaketler

Geçmiş ve gelecek

Uzun bir yolculuk ama kısa

Modern çağlar ve de ilkel

Özgürlük ve tutsaklık

Yaratılış ve yıkım

İnsanlık.. getirdikleri ve götürdükleri

Bütün bu zıtlıkların bir yerde birleştiği aynılaştığı hatta bir olduğu gerçeği..

Zıt kavram diye bir şey yok döngü var

Her şey dönüyor bir yerde farklılaşır gibi oluyor karışıyor dönüyor dönüyor aynılaşıyor dönüyor ayrışıyor dönüyor karışıyor dönüyor aynılaşıyor

Her şey dönüyor arkadaşlar başım da dahil.

Aslında her şey aynı
bizi kandırmışlar arkadaşlar dünya çok gizemli ve de değil

Kavramlar çok karışık ve de değil.

Duygular aynı ve de değil

İyi ve kötü

Düzen ve kaos

Her şey ama her şey önemli ve de değil

Samsara..

Şu an nasıl muzip bir haklılıkla yazdığımı anlatamam..

Bütün dinler kurallar ideolojiler aynı ve de değil..

Bütün icatlar yeni ve de değil ve de fikirler..

İnsanlık hem ulvi hem de değil

Çok keyif alıyorum çok

Üzerimden dünya kalktı yine yeniden

Bütün bedenimden içimden tüylerimden ayrıştığımızı hissedebiliyorum

Ve de karıştığımızı ve de aynılaştığımızı ve de tekrar tekrar ayrıştığımızı karıştığımızı aynılaştığımızı sırası hiç önemli değil..

Yaşamak anlamlı ve de değil

Samsara..

Her şey farklı ve de değil..

Samsara bir döngü..

Her şey dönüyor başım da dahil.

Ölüm ve de yaşam..
Hangisinin yeniden bir doğuş olduğunu mayalara da sorunuz lütfen ama filmini izlemeyin toprakla sıkıldık biz.

Bir dakika bir dakika

Samsara..

Zıt kavramların canına okudun samsara..

Her şey farklılaştı ve de aynılaştı samsara

Yani şimdi bir dakika

İlkel bir kabiledeki vücudunun her yerinde geleneksel motifler olan adamla

Teksas’taki dövmeli küpeli adamı ayrı dünyaların insanı yapan ne ki?

Feci gelişmiş bir modern bir sistemin kölesi kuklası robotu olan insan özgür;
dört duvar bir hapishanede hayatına devam etmek zorunda olan ama yine de dans edebilen insan tutsak; öyle mi?

Tam tersini düşünelim

Feci gelişmiş bir modern bir sistemin kölesi kuklası robotu olan insan tutsak
dört duvar bir hapishanede hayatına devam etmek zorunda olan ama yine de dans edebilen insan özgür öyle mi?

hadi ama kavramlar ne kadar da önemsiz ve de can sıkıcı ve de gereksiz

Döngünün bir yerinde bize de sorduğunuzu umuyorum yahu sen bu döngüye dahil olmak istiyor musun? Şimdi çok geç arkadaşlar ben bu oyunu bozarım döngüden çıkarım diyemen arkadaşlar

Belki bir yerinde bize sordular ve de kabul ettik

Samsara’dan çıkış yok arkadaşlar

Ağlayıp günlüğünüze de yazabilirsiniz

Kendi samsaranızı anlamlandırı da bilirsiniz

Bu döngü lanetimiz de olabilir olmaya da bilir

Benim döngüm ne çok renkli ne de renksiz

Ne modern ne ilkel

Ne soğuk ne sıcak

Ne kolay ne zor

Ne geri ne ileri

Samsara..

Ne seninle ne de sensiz

Ama döngümü bir yerden bir yere götürmem  gerekirse o şöyle olacak..

Şehirler büyük büyük şehirler kutu gibi evler sırada insanlar marketler ve çöpler

Bunlar boğuyor insanı

Geniş düzlük çok ağaçlı bir alanda bir ev ve de çokça rüzgar ve de bir bisiklet ve de koşabilmek ve de fötr bir şapka ve de şu beyaz elbisem.. şehri terk ettiğim an bu döngüye gireceğim

Şapkam elbisem bisikletim rüzgar ve de koşmak

Samsara..

Hem karmaşık hem değil

 

 

 

12 Kasım 2023 Pazar

Ari Yahudi Sevgilim ( Ari'ye mektuplar )


 
Ari sevgilim her şey ne kadar da zor demiştim de ‘’ zor değil kavrayamıyoruz ‘’ demiştin. Kıvranıyoruz da kıvırıyoruz sevgilim. Kavramak dediğin nedir ki Ari? Zor denilen her şeyi kapsayan bir şey mi ki? Bilmem. Ağlama duvarını sormuştum da ‘’ boş ver sen ağlama’’ demiştin. En son ne zaman ağladın diye sormuştum yine ‘’boş ver önemli değil.’’ demiştin. En son ne zaman güldün diye sormadım Ari ona da boş ver diyecektin. Sevgilim söylesene hangi yıldıza bakıyorsun? Dur hemen boş ver deme. Hem sen bir müziği birlikte dinlemeyi hayal ediyorsun da ben seninle aynı yıldıza bakmayı hayal edemez miyim? Sevgilim çok yıldız var ve aslında hepsi aynı. Yukarı bak. Neden renkleri sayıp hepsi bir dedin ki Ari? Sevgilim sen bir hayaletsin demiştim de ‘’nerden bildin?’’ demiştin. Ari sen yoksun sevgilim. Hiçbir şey bu kadar hissedilir ama görülemez olmadı sevgilim içimden geçiyorsun. Parçalanmıyorum. İçimden geçebiliyorsun. Sana birkaç mektubumu yollamıştım da tekrar tekrar okuyacağım demiştin. Sevgilim at onları. Pişmanım. Onlar bana aitti benim kelimelerim. Hem farkı var mı ki bir sesin bir harften. Halbuki sen sesimi bile dinleyemezdin. Neden okudun onları? Pişmanım. Yak onları. Hem onlar yanıyor diye yok olmuyorlar ya. Madem öyle unut onları sevgilim okuma tekrar tekrar. Bana bir şarkı hediye etmiştin de seni öpme ihtimalim kaç? sıfır deme sakın demiştin. Sevgilim yüzde yüz desem bile sen beni öpmeyecektin. ( öpemeyecektin değil. ) Sana defalarca beni uzaktan öpemezsin demiştim Ari. Bizim uzakları hangi ölçü birimi karşılar ki. Ne büsbütün ışık yılı mesafesi var aramızda ne de bir karış. Sevgilim sen hayaletsin. Her neyse uyumalıyım.

Ari Yahudi Sevgilim ( Ari'ye mektuplar )

 



Ari Yahudi Sevgilim.

Acı çekiyorum.
Bana seni seviyorum deme Ari.
Bana beni özlediğini söyleme sevgilim.
Hayır Ari bunu yapma. 
Aramızda olan bir yastık basitliği değil.
Sevgilim biz olamayız. Aramızda ne var Ari?
Ari seni asla anlamayacaklar.
Bizi asla anlamayacaklar.
Sevgilim seni ben de anlayamıyorum.
Kaldı ki sen de anlaşılmak istiyor sayılmazsın.
Acı çekiyorum Ari anlıyor musun? 
Bugün sarhoş bir adamla tokalaşırken  dokundum ilk defa eline.
Sarhoş adam ağlıyordu Ari.
Herkes bize bakıyordu.
Ona ağlama diyordum.
Ellerimi öpmeye kalktı Ari.
Etraf kalabalıktı. Sarhoş adam çok sarhoş.
Ben hiçbir şey içmemişken ondan daha sarhoş.
Bana, beni bırakma dedi?
Sen de terk edecek misin beni dedi.
Gitmek zorundayım dedim.
Saçları uzun saçları beyaz yaşlı sarhoş bir adam.
Şu hayatta sadece sen varsın dedi.
Ari o an çok acı çektim.
Önce ona güldüm etrafa küfür savuruyordu.
Önünden geçen herkese önünden çok kişi geçti.
Çok kişiye çok küfür etti.
Allaha inanmayanların da a. koyayım dedi.
Babamı astılar dedi. Seni babam gibi seviyorum dedim.
Ben senin babanım dedi.
Ben gülerken yüzüme dokundu kirli ve yaşlı elleriyle.
İrkildim.
Herkes bize bakıyordu.
Ben bir katilin oğluyum dedi. 
Sen çok iyisin dedim. 
Ağladı. Beni ne hale getirdiler bak dedi. 
Bunu içmek zorunda mısın çok kötü kokuyor dedim .
Senin için her şey yaparım dedi.
Âh sen gerçekten sarhoşsun amca.
Elindeki metal kutuyu dikti kafasına.
Gri Sakallarından aktı.
Çay aldım içmedi, simit aldım yemedi.
Ağladı, ben ona gülünce de güldü.
Ari ben sana ilk defa sarhoş bir adamın elinde dokundum.
Sen de bana sarhoş adam kadar bonkör davrandığın da yoksa sen de mi sarhoşsun Ari?
Diye sorduğumda ben kalpten sarhoşum dedin.
Ari sen gerçek bir sarhoşsun.

Ari Yahudi Sevgilim ( Ari'ye mektuplar " son")

 


Ari Yahudi sevgilim sen ölmemeliydin.

Bırak bu görgüsüzlük geleneklerini.
Bırak kendini çıplak bedenlerde tekrarlamayı.
Bu sıradanlığın kaçıncı çeşidi söylesene?
Bırak anıların aynılıklarını buyur etmeyi Ari sen öldün.
Bir zamanın aynı parçası olmak söz konusu değil artık.
Sen öldün Yahudi sevgilim.
İnsani yönünü hatırlatırım diye endişeler ve pişmanlıklar da yok sevgilim.
Mevsimlenmek yok Ari.
Uzaktan kızma herhangi bir nesne olmak da yok.
Buna üzül ; seyredemem anlamsızlığın ilerleyen hastalığını..
Masumiyetimi arzularına köle edemeyecek kadar da iyi birisin Ari
unut bunu korkmasaydın keşke. Ama öldün işte.
Ari Yahudi sevgilim sen ölmemeliydin ama öldün..

Ari Yahudi Sevgilim ( Ari'ye mektuplar 1)

 



Ari yahudi sevgilim.
Nasıl olduğunu bilmek istemiyorum.
Çünkü  âdettendir ardından nasıl olduğumu bilmek isteyeceksin.
Bu bir klişe tekrarı mi?
zaten eğer bir klişe tekrarı ise nasıl olduğumun da bir önemi yok..
Haydi ama Ari bazı sorular gerçek bir merak barındırmalıdır. 

Her neyse Ari içimden gelmiyor.
Bak içim dedim yine.
Neden  tüm içler, olmayan aynılıklarla seni hatırlatır ki Ari?
İçimden gelen her şey, içimde olan her şey. İç çekişlerim, içten geçişlerim, hatta içten pazarlıklarım..
her neyse ari her ne ise bu sefer de içimden gelmiyor işte. İ
çimden gelmeyişlerde de içimden geçiyorsun.
Ben bıktım bu kelimelerden.
Bu alfabeden bıktım.
Olmayan alfabemde saklı anlatamadıklarım derdim.
Yalanmış.
Susmak istiyorum Ari.
Konuşmak istemiyorum.
Konuştukça içimde bir şeyler oluyor.
Susalım yine.


Ari'ye Mektuplar Serisi

 2017-2019 kimlik çatışmalarımın ayyuka çıktığı dönemde yaratmış olduğum bir karaktere yazılan mektupları paylaşıyorum...
İçimde koca bir kaosun büyüdüğü bir dönemdi yazarak uzun geniş sokaklarda yürüyerek ve müzik dinleyrek regule olabiliyordum..
levhalar yürüdüğüm yollar salyangozlar hanımeliler yalnızlık cizgiler kitaplar masam kalemlerim masa lambam masa örtüm kalabalık ve sessizlik gece yarısı radyo karmaşa tarçınlı elma güzel kokular kavgalardan çekilme gibi kelimelerin toplamıydı o zamana dair hatırladıklaırm daha bir sürü şeyler şeyler..

o zaman da böyleydi şimdi de böyle hiçbir şeyi mükemmel yapmak zorunda değilim
zaten yapamam da
noktalama işaretleri yazım hataları için üzgün olmadığımı ifade ediyorum yani
harf hataları da aynı şekilde..
çünkü hiçbir zamana bu kadar özenli yaşamayacağım
bunu yapamamak ayrı ki yapamıyorum da ama bununla kavgası olmamak da ayrı bununla kavgam yok bilakis oh bee

mektuplar sırası karışık da olabilir 
genel olarak sıraya koymakla ilgili problem yaşarım bunu okuduğunuz zaman da hissedeceksiniz

                     

NİOBE

    Çözül niobe hüznün seni kaskatı yaptığıyla kaldı Benden düşenler ise soğuk katılığından aktı aktı aktı Çözül niobe atlas dağının b...